Birgül Ayman Güler “resmi ideolojinin sesi” | Yeni Doğuş Gazetesi
Yeni Doğuş Gazetesi Hoşgeldiniz.. Bugün

head-reklam1

Ana Sayfa Yazar Birgül Ayman Güler “resmi ideolojinin sesi” 31.05.2013 10:43
Birgül Ayman Güler “resmi ideolojinin sesi”

Birgül Ayman Güler “resmi ideolojinin sesi”

Geçtiğimiz çarşamba akşamı CHP İzmir milletvekili Prof. B. Ayman Güler’i “Anayasa ve Açılım” adlı konferansında dinledik.
Prof. Güler gayet nazik ve edepli bir uslupla yaptığı konuşmada partisinin yeni anayasa ve çözüm konusundaki görüşlerini açıkladı.
Hemen belirtelim ki konuşmacı, okullarda verilen Cumhuriyetin niteliklerini öğreten endoktiriner eğitimin temsilcilerinden birisi.
Yani henüz ezber bozamamış.
Günümüz dünyasında paradigmalar ve parametreler değiştiği halde Prof. Güler olaylara hala okullarda aldığı endoktiriner eğitimin zaviyesinden bakıyor.
Bunu en çok yeni anayasayla ilgili açıklamalarında görüyoruz.
“Sosyal mukavele” demek olan ve tüm toplum kesimlerinin mutabakatıyla yapılmaya çalışılan yeni anayasaya “PKK şantajıyla yapılıyor” dedi.
Prof. Güler mevcut anayasanın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımını neredeyse bir felaket olarak gösterdi.
Bu maddedeki “Herkes Türktür” ifadesinin “Herkes TC vatandaşıdır” olarak değiştirilmesini yani yeni vatandaşlık tanımının oluşturulmasının yıkım olacağını, çünkü bu tanımla Kürtçe’nin resmi dil olacağını ifade etti.
Sayın Prof. Güler’e birden fazla resmi dil olan en az 50 ülke sayabiliriz.
Bu bir yıkım değil temel hak ve özgürlüklerdendir.
Prof. Güler Ak Parti ve BDP’nin başta kimlik olmak üzere ana dilde eğitim, yerinden yönetimin güçlendirilmesi, laikliğin yeniden tanımlanması, başkanlık ve eyalet sisteminin getirilmesi konularında anlaştıklarını ifade ederek, bunların PKK şantajıyla yapıldığını hatta İmralı’daki Öcalan’ın BDP milletvekili Süreyya Önder’e vatandaşlık tanımını yazdırdığını söyledi.
Prof. Güler’in tenkit ettiği, yıkım hatta felaket olarak gösterdiği bu konular bu gün dünyanın bir çok ülkesinde uygulanmakta olup temel hak ve özgürlüklerdendir.
Bilhassa başta Almanya olmak üzere Avrupa’ nın hemen hemen her ülkesinde  ABD ve Kanada’da ya eyalet sistemi yada güçlü yerinden yönetimler vardır ve bu ülkelerin hiç birisi de bölünmemektedir.
Eğer bir devlet tüm etnik guruplara evrensel standartlarda temek hak ve özgürlükleri verirse bölünme diye birşey söz konusu olamaz. Bu nedenle Prof. Güler’in taviz olarak nitelediği bu konular temel hak ve özgürlüklerden olup, aslında pazarlık dahi yapılaması ayıp olan konulardır.
Yeni anayasada Laiklik tehlike altında değildir, aksine evrensel manadaki yerine oturmaktadır.
Prof. Güler henüz ezber bozamadığı için Cumhuriyetin ilk yıllarındaki CHP’nin uyguladığı dine karşı baskıyı laiklik zannetmektedir. Halbuki laiklik bunun aksine serbestlik ve özgürlük demektir.
Konferansın sonunda bir izleyici Prof. Güler’in TBMM’de yaptığı “Kimse bana Türk milletiyle Kürt milliyeti eşit diyemez” şeklindeki sözlerini hatırlattı. Aslında halkımız onu bu sözlerinden sonra tanıdı.
Bu soruya verdiği cevapta tatmin edici değildi. Kendisinin ulus devleti bir çadır gibi gördüğünü, etnik gurupları da bu çadırın içerisinde ayrı ayrı gördüğünü belirtti ama bize göre inandırıcı bir açıklama olmadı.
En ilginç olanı da Silivri’de yatanlarla ilgili açıklamasıydı, Prof Güler tüm ezber bozamayan ulusalcılar gibi bunlara “Vatan Sever “ dedi ve bazı subayların uydurma bahanelerinden misaller verdi.
Böylece Prof. Güler’in binlerce sayfadan oluşan savcıların iddianamelerinden ve oradaki cinayetlerden, infazlardan haberinin olmadığı anlaşıldı.
Prof. Güler’in Ak Partiyi “94 yıllık cumhuriyetten intikam aldığı ve cumhuriyete karşı, karşı devrim yaptığı” şeklindeki iddialarının da ciddiye alınır bir yanı yoktu.    Gsm: 0.530 328 26 44

Etiketler
Sosyal Medya
Paylaş



Anket

Sitemizi Beğendiniz mi ?

Sonuçları Gör

Loading ... Loading ...

Köşe Yazarları

ISTANBUL için Hava Durumu
ISTANBUL